Dünyayı yönetmek bir sanat mıdır? Bence kesinlikle öyle. Peki kim yönetiyor bu dünyayı? Kim yönetiyor da dünya bu kadar kötü bir yer. Kim yönetiyor da silahlanmaya, savaşa, vahşete bu kadar para harcayan devletler bu kötülüğü, açlığı ve savaşı bitiremiyor. Kimin yönetttiği ortada. İster İlluminati diyin, ister Masonlar diyin, isterseniz de Siyonistler diyin. Ben bu mecrada bu güruhu ''üst akıl'' diye adlandıracağım.
Peki bu üst akıl dünyayı nasıl yönetiyor. Dünya nüfusu günümüzde 8 milyara yakındır. Tabii ki bu üst akıl 8 milyar insanı tek tek yönetmiyor. Ben bu yazıda üst aklın dünyayı yönetme şeklini kıtalara ayırıcam.
Evet ilk kıtamız Asya;
Asya'nın nüfusu 4.5 milyara yakındır ve dünya nüfusunun %60'ını oluşturur ve belki de en karmaşık kıta burasıdır. Öncelikle şunu söylemeliyim ki bu kıtadaki insanların büyük çoğunluğu reenkarnasyona inanmaktadır. Yani fakirsen, ezilensen sesini çıkarmaman öğütlenir ve gelecek hayatında ödüllendirileceğin vaat edilir. Bize ne kadar saçma da gelse buna inanan insan sayısının 1.5 milyardan fazla olduğu tahmin edilmektedir. Bu da dünya nüfusunun ortalama %22'sine denk gelmektedir. Yani dünyanın beşte biri bu dünyadaki haksızlığa, adaletsizliğe, açlığa, fakirliğe ses çıkarmazsa ödüllendirileceğine inanmaktadır. Zamanında bu coğrafyaya bu inanışı yayanların kim olduğunu zaten biliyoruz.
Gelelim Arap Yarımadasına.. Bu toprakların sıkıntısı cahillik, tembellik, mezhepler vb. şeylerdir. Tabii ki üst akıl burda da aktif rol almıştır. Buraları karıştırdıkça karıştırmıştır, belki de cahil bırakmıştır. Ancak buranın halkının cahil kalmaya pek bir hevesli olduğu da ortadadır. Neyse ki konumuz bu değil çünkü bu konu baya uzun ve karışık.
Bir diğer kıtamız Afrika;
Afrika'nın nüfusu 1 milyardan fazladır yani dünya nüfusunun ortalama %15'ine denk gelmektedir. Üst akıl burda ne yapmıştır. Aç bırakmıştır, sömürmüştür. Siz inanıyomusunuz ki Afrika'daki açlık bitirilemez. Size şöyle anlatayım: Ülkemizde günde 12 milyona yakın ekmek çöpe gitmektedir. Yani her halta bu kadar para harcayan devletler böyle bir ağ kurup bu kıtanın derdine derman olamaz mı? Olamaz. Çünkü karnı doyan insanın kafası çalışmaya başlar. Bu adamlar sonra demez mi ulan bizi bunca yıldır haybeden aç bırakmışlar, bizi köle yapmışlar, sömürmüşler diyip atlamazlar mı üst akla?
Şimdi kameralarımızı Avrupa'ya çeviriyoruz.. Nüfusu 750 milyona yakındır ve dünya nüfusunun %10'una denk gelir. Bura hakkında söylenecek tek şey adamlar ahir dünyada kendi cennetlerini kurmuşlar ve etliye sütlüye dokunmadan yaşıyolar.
Geçiyoruz Amerika kıtasına;
Bu kıtanın Kuzeyi hakkında diyecek pek bir şey yok. Avrupa için söylediklerimiz üç aşağı beş yukarı burası için de geçerlidir. Güney ise Kuzeye yakınlığından dolayı pek bir şey yapamamaktadır. İpleri Kuzeyin elindedir ve azıcık hırlayınca ipleri derhal gerilir. Bu kıtanın nüfusu da 1 milyara yakındır ve dünyanın yaklaşık %13'ü burada yaşamaktadır ve burda da durum böyledir. Zaten madde çekmekten heriflerin dünya sorunlarına yönelecek pek hali de yoktur.
Antarktikayı saymazsak son kıtamız ise Avustralya'dır. Bu kıtanın nüfusu ise yüzölçümü baya bi büyük olmasına rağmen 40 milyonu geçgindir ve dünya nüfusunun %0,50'sine denk gelir. Burdakilerin de keyfi yerinde olmakla beraber bir şeyler yapmak isteseler bile hem dizginleri başkalarının elindedir hem de koca kıtanın nüfusu bir hayli azdır.
Evet, birçok kıtamızı gördük, birçok kıtamızı tanıdık. Bana göre dünya böyle yönetiliyor ve dünyada hiçbir ülke tam olarak bağımsız değildir. En başta ekonomik açıdan olmak üzere her ülke bazı nedenlerden dolayı üst akla bağlanır ve onların ona biçeceği rolü bekler, istese de istemese de başrol oynatılır..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder